Sosyal medya, hayatımıza yalnızca yeni bir iletişim alanı değil, aynı zamanda kendimizi nasıl gördüğümüzü etkileyen güçlü bir ayna sundu. Bu aynaya ne kadar baktığımız ve orada ne gördüğümüz ise öz güvenimizle yakından ilişkili. Peki sosyal medya, öz güvenimizi gerçekten artırıyor mu, yoksa sessizce aşındırıyor mu?
Bir Beğeni Daha: Öz Güven Nerede Başlar?
Psikolojik açıdan öz güven, kişinin kendi değerini içsel bir yerden hissedebilmesiyle ilgilidir. Sosyal medyada ise değer çoğu zaman beğeni sayıları, yorumlar ve takipçi artışı üzerinden ölçülür. Bu durum, öz güvenin içsel bir kaynaktan dışsal onaya kaymasına neden olabilir. Kişi, kendini nasıl hissettiğinden çok, başkalarının nasıl tepki verdiğine odaklanmaya başlar.
Takipçi Sayısı Kimliğimizi Tanımlar mı?
Sosyal medyanın öz güven üzerindeki en belirgin etkilerinden biri karşılaştırmadır. Zihin, istemsizce kendi hayatını başkalarının özenle seçilmiş anlarıyla kıyaslar. Oysa gördüğümüz şey, çoğu zaman hayatın tamamı değil, en parlak kareleridir. Bu çarpık karşılaştırma, “Ben yeterince iyi değilim” düşüncesini besleyebilir.
Ekranda Cesur, İçeride Kırılgan
Özellikle ergenlik döneminde sosyal medya, kimlik gelişimi üzerinde güçlü bir etkiye sahiptir. Bu dönemde alınan geri bildirimler, kişinin kendilik algısını şekillendirebilir. Sürekli onay arayışı, öz güvenin kırılganlaşmasına yol açarken; eleştiri ya da dışlanma deneyimleri, değersizlik duygularını artırabilir. Ancak bu etki yalnızca gençlerle sınırlı değildir; yetişkinler de benzer bir psikolojik döngünün içinde bulabilir kendini.
Diğer yandan sosyal medyayı tamamen olumsuz bir alan olarak görmek de eksik olur. Doğru kullanıldığında sosyal medya, aidiyet, ifade özgürlüğü ve destek hissini güçlendirebilir. Kişinin kendine benzer deneyimleri paylaşan insanlarla karşılaşması, yalnız olmadığını fark etmesine yardımcı olabilir. Buradaki belirleyici nokta, sosyal medyayla kurulan ilişkinin kontrolünün kimde olduğudur.
Psikolojik dayanıklılığı yüksek bireyler, sosyal medyayı bir ölçüt değil, bir araç olarak kullanabilir. Paylaşımlar, benlik değerini belirlemez; yalnızca bir ifade biçimi olur. Öz güven, ekranın dışında inşa edilir: gerçek ilişkilerde, emek verilen alanlarda ve kişinin kendi sınırlarını tanıdığı anlarda.
Belki de kendimize şu soruyu sormak iyi bir başlangıçtır: Sosyal medyada gördüklerim, kendimle ilgili neyi tetikliyor? Bu farkındalık, öz güvenimizi başkalarının onayından geri alıp kendi içimize taşımamıza yardımcı olabilir.
Kaynakça
American Psychological Association (2017). Stress in America: Coping with Change.
Twenge, J. M. (2017). iGen: Why Today’s Super-Connected Kids Are Growing Up Less Rebellious.
Vogel, E. A., et al. (2014). Social comparison, social media, and self-esteem. Psychology of Popular Media Culture.
Bandura, A. (1997). Self-Efficacy: The Exercise of Control
Kendinizi keşfetme yolculuğunuzda yalnız değilsiniz. Klinik Psikolog Onur Elkin eşliğinde online terapi veya Arnavutköy Tıp Merkezi‘nde yüz yüze seans planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yazar: Klinik Psikolog Onur Elkin




