İLİŞKİLERDE BAĞIMLILIK YERİNE BAĞLILIK

İlişkiler, insanın en temel ihtiyaçlarından biri olan bağ kurma arzusuyla şekillenir. Sevilmek, anlaşılmak ve birine yakın hissetmek isteriz. Ancak bu doğal ihtiyaç bazen sağlıklı bir bağlılık yerine, kişiyi tüketen bir bağımlılığa dönüşebilir. Peki bu iki kavram arasındaki fark nedir ve neden bu kadar sık karıştırılır?

Bağlılık, iki bireyin kendi kimliklerini koruyarak kurdukları duygusal bir bağdır. İlişkide “biz” vardır ama “ben” de kaybolmaz. Kişi, partneriyle vakit geçirmekten keyif alır; fakat onsuz da ayakta kalabileceğini bilir. Bağımlılıkta ise ilişki, bireyin duygusal oksijen kaynağı hâline gelir. Kişi, karşısındaki olmadan eksik, değersiz ya da güvensiz hisseder.

Psikolojik açıdan bakıldığında bağımlı ilişkilerin temelinde çoğu zaman terk edilme korkusu ve düşük benlik değeri yatar. “Onsuz yapamam”, “Beni bırakırsa mahvolurum” gibi düşünceler, kişinin kendi gücünü partnerine devretmesine neden olur. İlişki burada bir paylaşım alanı olmaktan çıkar, bir tutunma aracına dönüşür.

Sağlıklı bağlılıkta ise duygusal yakınlık, özgürlüğü yok etmez. Taraflar birbirlerinin alanına saygı duyar, farklı düşüncelere ve ihtiyaçlara yer açar. Çatışmalar yaşanabilir; ancak bu çatışmalar ilişkiyi tehdit eden krizler değil, gelişim fırsatlarıdır. Bağımlı ilişkilerde ise en küçük ayrılık ya da fikir ayrılığı bile yoğun kaygı yaratır.

Modern kültür, bağımlılığı çoğu zaman romantize eder. “Sensiz yaşayamam”, “Benim her şeyim sensin” gibi söylemler sevginin göstergesi gibi sunulur. Oysa psikolojik olarak bakıldığında bu ifadeler, sevginin değil, kaygının dilidir. Sevgi büyütür; bağımlılık ise daraltır.

İlişkilerde bağlılığı güçlendiren en önemli unsur, kişinin kendisiyle kurduğu ilişkidir. Kendi duygularını tanıyabilen, sınırlarını fark eden ve ihtiyaçlarını ifade edebilen bireyler, ilişkide de daha dengeli bağlar kurar. Çünkü başkasına yaslanmadan önce, kendi ayakları üzerinde durabildiklerini bilirler.

Unutulmamalıdır ki sağlıklı bir ilişki, iki eksik parçanın birbirini tamamlaması değil; iki bütün insanın hayat yolunda yan yana yürüyebilmesidir. Bağlılık, “Sana ihtiyacım var” demekten çok, “Seni seçiyorum” diyebilmektir.

Kaynakça

Bowlby, J. (1988). A Secure Base: Parent-Child Attachment and Healthy Human Development.

Hazan, C., & Shaver, P. (1987). Romantic love conceptualized as an attachment process. Journal of Personality and Social Psychology.

Beck, A. T. (1995). Cognitive Therapy: Basics and Beyond.

Yalom, I. D. (2001). Varoluşçu Psikoterapi.

Kendinizi keşfetme yolculuğunuzda yalnız değilsiniz. Klinik Psikolog Onur Elkin eşliğinde online terapi veya Arnavutköy Tıp Merkezi‘nde yüz yüze seans planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yazar: Klinik Psikolog Onur Elkin

Sosay Medya Hesaplarımız

Bültenimize Abone Olun!

E-posta adresinizi girin ve bültenimize abone olun.