ANDA KALMAK: ZİHNİMİZİ VE DUYGULARIMIZI ÖZGÜR BIRAKMAK

Günlük hayat, çoğu zaman bizi geçmişin pişmanlıklarına ya da geleceğin kaygılarına sürükler. “Keşke şunu yapmasaydım” ya da “Acaba yarın ne olacak?” gibi düşünceler, zihnimizi meşgul eder ve mevcut anı göremememize neden olur. Psikoloji literatüründe “anda kalmak” ya da mindfulness olarak adlandırılan farkındalık becerisi, tam da bu noktada devreye girer.

Anda kalmak, karmaşık ya da büyük bir uğraş değildir. Basitçe, o anın farkında olmayı, düşüncelerimizi ve duygularımızı yargılamadan gözlemleyebilmeyi ifade eder. Bir psikolog açısından baktığımızda, bu basit adımın ruh sağlığı üzerinde güçlü etkileri vardır. Zihnimiz sürekli geçmiş ve gelecek arasında dolaştığında stres hormonu düzeyi yükselir, kaygı ve dikkat dağınıklığı artar. Oysa anda kalmak, zihni sakinleştirir ve duygusal düzenlemeyi destekler.

Araştırmalar göstermektedir ki, düzenli farkındalık pratiği kaygı, depresyon ve kronik stres düzeylerini anlamlı biçimde azaltabilir (Kabat-Zinn, 1990; Brown & Ryan, 2003). Ayrıca, bireyler andaki deneyimlerine daha açık ve esnek yaklaşabildiklerinde, ilişkilerinde ve günlük kararlarında daha dengeli davranabilirler.

Psikoloji perspektifinde, anda kalmanın bir diğer önemi de duygusal farkındalık sağlamasıdır. Öfke, üzüntü veya kaygı gibi güçlü duygular ortaya çıktığında, birey genellikle otomatik tepkiler verir. Anda kalma pratiği, bu otomatik tepkileri fark etmeyi ve daha bilinçli tepkiler geliştirmeyi mümkün kılar. Bu sayede birey, hem kendi duygusal deneyimini hem de başkalarıyla ilişkilerini daha sağlıklı yönetebilir.

Günlük yaşamda anda kalmak için küçük adımlar yeterlidir: nefesinize odaklanmak, yemeğin tadını yavaşça almak, yürürken çevrenizdeki sesleri ve dokuları fark etmek… Önemli olan, bu pratiği yargılamadan ve acele etmeden sürdürmektir. Mindfulness, zihni “boşaltmak” değil; onu şimdiki anın deneyimlerini fark edecek şekilde eğitmektir.

Sonuç olarak, anda kalmak yalnızca bir rahatlama tekniği değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal dayanıklılığın geliştirilmesini sağlayan bir beceridir. Zihnimizin geçmişe ya da geleceğe takılıp kaldığı her an, hayatın o değerli anını kaçırırız. Oysa farkındalıkla yaşamak, her nefeste kendimize bir mola vermek ve ruhsal olarak yeniden güçlenmek demektir.

Kendinizi keşfetme yolculuğunuzda yalnız değilsiniz. Klinik Psikolog Onur Elkin eşliğinde online terapi veya Arnavutköy Tıp Merkezi‘nde yüz yüze seans planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yazar: Klinik Psikolog Onur ELKİN

Kaynakça

Kabat-Zinn, J. (1990). Full Catastrophe Living: Using the Wisdom of Your Body and Mind to Face Stress, Pain, and Illness. Delacorte.

Brown, K. W., & Ryan, R. M. (2003). The benefits of being present: Mindfulness and its role in psychological well-being. Journal of Personality and Social Psychology, 84(4), 822–848.

Creswell, J. D. (2017). Mindfulness interventions. Annual Review of Psychology, 68, 491–516.

Siegel, D. J. (2007). The Mindful Brain: Reflection and Attunement in the Cultivation of Well-Being. W. W. Norton & Company.

Sosay Medya Hesaplarımız

Bültenimize Abone Olun!

E-posta adresinizi girin ve bültenimize abone olun.