DİJİTAL ÇAĞIN KAYGI DÖNGÜSÜ

Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle birlikte bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Günün herhangi bir anında dünyanın başka bir köşesinde yaşanan bir gelişmeyi saniyeler içinde öğrenebiliyoruz. Ancak bu kolaylık, beraberinde yeni bir psikolojik alışkanlığı da ortaya çıkardı: doomscrolling. Son yıllarda psikoloji literatüründe ve popüler medyada sıkça tartışılan bu kavram, bireylerin sosyal medya veya haber platformlarında sürekli olarak olumsuz içerikleri kaydırarak tüketmesi anlamına geliyor.

Doomscrolling, özellikle küresel kriz dönemlerinde daha görünür hale geldi. Pandemi sürecinde insanlar uzun saatler boyunca vaka sayıları, ölüm oranları ve kriz haberlerini takip etti. Benzer şekilde savaş, ekonomik kriz veya doğal afet dönemlerinde de bireylerin sürekli olarak olumsuz haber akışını kontrol etme eğiliminde oldukları görülüyor. Bu davranış ilk bakışta yalnızca haber takibi gibi görünse de, psikologlara göre aslında daha derin psikolojik mekanizmalarla ilişkilidir.

İnsan beyninin evrimsel yapısı, tehditleri hızlı fark etmeye ve olumsuz bilgileri öncelikli olarak işlemeye eğilimlidir. Bu durum psikolojide negativity bias olarak bilinen eğilimle açıklanır. Olumsuz bilgiler hayatta kalma açısından tarihsel olarak daha önemli olduğundan, insan zihni kötü haberlere daha fazla dikkat verir. Dijital platformların sürekli güncellenen akış yapısı da bu eğilimi güçlendirir. Kullanıcı birkaç olumsuz içerik gördüğünde algoritmalar benzer içerikleri daha fazla göstermeye başlar ve kişi farkında olmadan olumsuz haber döngüsünün içine girebilir.

Doomscrolling davranışının bir diğer nedeni ise bireylerin belirsizlik karşısında kontrol hissi aramasıdır. Kriz dönemlerinde insanlar daha fazla bilgi edinmenin kendilerini güvende hissettireceğini düşünür. Ancak paradoksal bir biçimde, sürekli olumsuz içerik tüketimi çoğu zaman kaygıyı azaltmak yerine artırır. Çünkü birey, kontrol edemeyeceği olaylarla ilgili sürekli yeni ve çoğu zaman endişe verici bilgilerle karşılaşır.

Psikolojik araştırmalar, yoğun olumsuz haber tüketiminin stres ve kaygı düzeylerini artırabileceğini göstermektedir. Uzun süre doomscrolling yapan kişilerde zihinsel yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve uyku problemleri daha sık gözlemlenebilir. Özellikle gece saatlerinde telefon ekranından haber akışını takip etmek, beynin dinlenme sürecine girmesini zorlaştırarak uyku kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu durum zamanla bireyin genel psikolojik iyi oluşunu da etkileyebilir.

Bununla birlikte dijital platformların tamamen zararlı olduğunu söylemek de doğru değildir. İnternet ve sosyal medya, bilgiye hızlı erişim sağlarken aynı zamanda insanların birbirleriyle bağlantı kurmasına da olanak tanır. Sorun çoğu zaman teknolojinin kendisinden değil, kullanım biçiminden kaynaklanır. Uzmanlar bu nedenle haber tüketiminde bilinçli bir denge kurulması gerektiğini vurgular.

Doomscrolling davranışını azaltmak için bazı basit stratejiler önerilmektedir. Öncelikle bireylerin haber tüketimi için belirli zaman aralıkları belirlemesi ve gün boyunca sürekli haber kontrol etmekten kaçınması önerilir. Ayrıca yatmadan önce sosyal medya ve haber akışından uzak durmak, zihnin rahatlamasına yardımcı olabilir. Bildirimlerin sınırlandırılması ve güvenilir birkaç haber kaynağıyla yetinmek de bilgi bombardımanını azaltan yöntemler arasında yer alır.

Sonuç olarak doomscrolling, dijital çağın ortaya çıkardığı yeni psikolojik alışkanlıklardan biridir. Sürekli güncellenen bilgi akışı içinde bireylerin dikkatini en çok çeken içerikler genellikle olumsuz olanlardır. Bu durum zamanla kaygı ve stres döngüsüne dönüşebilir. Bu nedenle modern dünyada yalnızca bilgiye ulaşmak değil, bilgiyi nasıl ve ne kadar tükettiğimizi yönetebilmek de psikolojik sağlık açısından giderek daha önemli hale gelmektedir.

Kendinizi keşfetme yolculuğunuzda yalnız değilsiniz. Klinik Psikolog Onur Elkin eşliğinde online terapi veya Arnavutköy Tıp Merkezi‘nde yüz yüze seans planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Yazar: Klinik Psikolog Onur ELKİN

Kaynaklar

Baker, D. A., & Algorta, G. P. (2016). The relationship between online social networking and depression: A systematic review of quantitative studies. Cyberpsychology, Behavior, and Social Networking.

Garfin, D. R., Silver, R. C., & Holman, E. A. (2020). The novel coronavirus (COVID-19) outbreak: Amplification of public health consequences by media exposure. Health Psychology.

Soroya, S. H., Farooq, A., Mahmood, K., Isoaho, J., & Zara, S. (2021). From information seeking to information avoidance: Understanding the health information behavior during a global health crisis. Information Processing & Management.

Sunstein, C. R. (2018). #Republic: Divided Democracy in the Age of Social Media. Princeton University Press.

Sosay Medya Hesaplarımız

Bültenimize Abone Olun!

E-posta adresinizi girin ve bültenimize abone olun.