Hayatımızda çoğu zaman şu cümleyi kurmuşuzdur: “Bunu bir daha yapmayacağım.”
Yanlış bir ilişki, kötü bir karar, aceleyle verilen bir tepki… O an ders aldığımızı düşünürüz. Fakat bir süre sonra kendimizi benzer bir durumun içinde yeniden buluruz. Aynı tür insanlara güvenmek, aynı hatalı kararları vermek ya da aynı davranış kalıplarını tekrarlamak.
Peki neden?
İnsan zihni düşündüğümüz kadar rasyonel çalışmaz. Davranışlarımızın önemli bir kısmı bilinçli kararlarımızdan değil, alışkanlıklarımızdan ve otomatik düşünme kalıplarımızdan gelir. Psikolojide buna bazen zihinsel kestirmeler ya da bilişsel eğilimler denir. Bu süreçler günlük hayatı kolaylaştırsa da bazen bizi aynı hatalara sürükleyebilir. Örneğin beynimiz geçmiş deneyimlere dayanarak hızlı kararlar vermeye eğilimlidir. Bu durum çoğu zaman işe yarar; ancak bazen yanlış genellemeler yapmamıza neden olabilir. Bir insanı ya da durumu değerlendirirken farkında olmadan eski deneyimlerin gölgesinde hareket ederiz. Bu tür düşünme kalıpları psikolojide Cognitive Bias olarak adlandırılır.
Bir başka önemli neden ise alışkanlıkların gücüdür. İnsan davranışlarının büyük bir kısmı tekrar eden kalıplardan oluşur. Zihnimiz tanıdık olanı güvenli kabul eder. Bu yüzden bize zarar verdiğini bilsek bile bazı davranışları sürdürmeye devam edebiliriz. Çünkü tanıdık olan, belirsiz olandan daha az riskli görünür. Duygular da bu döngüde önemli bir rol oynar. Özellikle yalnızlık, kaygı ya da kabul görme ihtiyacı gibi duygular, bazen mantıklı kararlar almamızı zorlaştırabilir. Bu durumlarda insan zihni kısa vadeli rahatlama sağlayan seçimlere yönelir. Bu eğilim psikolojide Present Bias olarak bilinir: yani gelecekteki sonuçlardan çok şu anki duygusal rahatlığı tercih etmek. Bir başka faktör de kendimizi tanıma konusundaki sınırlılıklarımızdır. İnsanlar çoğu zaman kendi davranış kalıplarını dışarıdan göremez. Bu nedenle benzer durumlarda benzer tepkiler vermeye devam ederler. Farkındalık oluşmadıkça döngü değişmez.
Fakat burada önemli bir nokta var: Aynı hataları yapmak insan olmanın bir parçasıdır. Öğrenme süreci çoğu zaman doğrusal değildir; tekrarlar içerir. İnsan zihni deneyimle, düşünmeyle ve farkındalıkla yavaş yavaş değişir. Belki de asıl soru “Neden hata yapıyoruz?” değil, “Hatalarımızdan ne kadarını fark edebiliyoruz?” sorusudur. Çünkü değişim çoğu zaman büyük kararlarla değil, küçük farkındalıklarla başlar. Bir davranışı ilk kez fark ettiğimizde, o döngü artık eskisi kadar görünmez değildir. Ve bazen aynı hatayı tekrar yapmamayı sağlayan şey güçlü bir irade değil; sadece o an kendimize sorduğumuz küçük bir sorudur:
“Ben bu durumu daha önce yaşamış mıydım?”
Kendinizi keşfetme yolculuğunuzda yalnız değilsiniz. Klinik Psikolog Onur Elkin eşliğinde online terapi veya Arnavutköy Tıp Merkezi‘nde yüz yüze seans planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yazar: Klinik Psikolog Onur ELKİN
Kaynaklar
- Daniel Kahneman (2011). Thinking, Fast and Slow. Farrar, Straus and Giroux.
- Roy F. Baumeister & John Tierney (2011). Willpower: Rediscovering the Greatest Human Strength. Penguin Press.
- Piers Steel (2007). The Nature of Procrastination. Psychological Bulletin.
- Doğan Cüceloğlu (2016). İnsan ve Davranışı. Remzi Kitabevi.
- Üstün Dökmen (2019). Küçük Şeyler. Sistem Yayıncılık.




