ÖZGÜVEN NASIL OLUŞUR?

Özgüven çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bazıları özgüveni yüksek sesle konuşmak sanır. Bazıları kendinden hiç şüphe etmemek. Bazıları da her ortamda rahat olmak… Oysa özgüven, bunların hiçbiri olmak zorunda değildir. Özgüven, en sade haliyle şudur: Kendinle kurduğun ilişki. Kendine ne kadar güvendiğin değil sadece. Kendine ne kadar dürüst, ne kadar şefkatli ve ne kadar sabırlı olduğun.

Çünkü sanılanın aksine, özgüven doğuştan gelen sabit bir özellik değildir. Zamanla oluşur. Deneyimle, hatalarla, tekrar tekrar denemekle… Ve çoğu zaman küçük anlarda inşa edilir. Bir şeyi denediğinde, korkmana rağmen yaptığında, hata yapıp devam ettiğinde zihnin şunu öğrenir: “Ben başa çıkabilirim.” İşte özgüvenin temeli tam olarak budur.

Başarı Değil, Deneyim

Ama burada kritik bir nokta var: Özgüven, başarıdan değil; deneyimden doğar. Çünkü sadece başarılı olduğunda kendine güveniyorsan, bu özgüven değil; koşullu kabuldür. “İyi yaparsam değerliyim” inancı, en küçük hatada çöker. Bu yüzden bazı insanlar çok başarılı olmalarına rağmen kendine güvenmez. Çünkü içlerinde sürekli bir ses vardır: “Ya bir dahaki sefere yapamazsan?” Özgüveni zayıflatan şey çoğu zaman başarısızlık değil, başarısızlığa yüklediğimiz anlamdır.

Kırılgan Özgüvenin Kökenleri

Peki özgüven neden bazı insanlarda daha kırılgan olur? Çoğu zaman çocuklukta başlar. Sürekli eleştirilen, yeterince takdir edilmeyen ya da sadece başarıyla değer gören biri, zamanla kendini dışarıdan değerlendirmeye başlar. Kendi gözünden değil, başkalarının gözünden. Bu da şu düşünceyi doğurur: “Ben yeterli miyim?” Ve bu soru cevap bulamadıkça, kişi sürekli kendini kanıtlamaya çalışır. Ama özgüven, kendini kanıtlamakla değil; kendini kabul etmekle büyür.

Gerçek Özgüven Nedir?

Bu noktada önemli bir ayrım yapmak gerekir: Özgüven, kendini kusursuz görmek değildir. Kusurlarınla birlikte kendini taşıyabilmektir.

Gerçek özgüven şu esneklikte saklıdır:

  • “Eksiklerim var ama yine de değerliyim” diyebilmek…
  • “Her şeyi bilmiyorum ama öğrenebilirim” diyebilmek…

Özgüven Beklenmez, İnşa Edilir

Ve belki de en önemli parça şu: Özgüven, düşünerek değil; davranarak gelişir.

Çünkü zihin, söylediklerimize değil; yaptıklarımıza inanır:

  • Hazır hissetmeden harekete geçmek,
  • Korkuya rağmen adım atmak,
  • Küçük de olsa ilerlemek…

“Yapabilirim” demek değil, yapmaya başlamak değiştirir her şeyi. Bu yüzden özgüven beklenmez. İnşa edilir. Yavaş yavaş, tekrar tekrar… Ve çoğu zaman sessizce.

Kendinizi keşfetme yolculuğunuzda yalnız değilsiniz. Klinik Psikolog Onur Elkin eşliğinde online terapi veya Arnavutköy Tıp Merkezi‘nde yüz yüze seans planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Kaynaklar

  • Bandura, A. (1997). Self-efficacy: The exercise of control. New York: Freeman.
  • Rosenberg, M. (1965). Society and the adolescent self-image. Princeton University Press.
  • Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). The “what” and “why” of goal pursuits: Human needs and the self-determination of behavior. Psychological Inquiry, 11 (4), 227–268.
  • Harter, S. (1999). The construction of the self: A developmental perspective. New York: Guilford Press.
  • Orth, U., & Robins, R. W. (2014). The development of self-esteem. Current Directions in Psychological Science, 23 (5), 381–387.
  • Mruk, C. J. (2006). Self-esteem research, theory, and practice: Toward a positive psychology of self-esteem. Springer Publishing.
Sosay Medya Hesaplarımız

Bültenimize Abone Olun!

E-posta adresinizi girin ve bültenimize abone olun.