SEÇENEKLER ARTTIKÇA NEDEN KARARSIZLAŞIYORUZ?

Market raflarında yüzlerce marka, çevrimiçi platformlarda binlerce ürün… Günlük hayatımız adeta bir seçenek denizinde geçiyor. Ancak seçenekler ne kadar çok olursa olsun, birçoğumuz karar vermekte zorlanıyor, bazen seçim yapmaktan tamamen vazgeçiyoruz. Peki, neden seçenekler arttıkça kararsızlaşıyoruz?

Psikolojide buna Paradox of Choice denir. Barry Schwartz’ın popülerleştirdiği bu kavram, daha çok seçeneğe sahip olmanın mutluluk ve tatmin düzeyimizi artırmak yerine, bizi strese sokabileceğini öne sürer. İnsan zihni sınırsız seçenekler karşısında üç temel problem yaşar:

1.         Aşırı düşünme ve analiz felci: Seçenekler arttıkça her bir alternatifin artılarını ve eksilerini değerlendirmek zorlaşır. Bu, karar vermeyi yavaşlatır ve bazen tamamen engeller.

2.         Beklenti yükselmesi: Daha fazla seçenek, en iyi sonucu bulma beklentisini artırır. Karar sonrası tatmin duygusu azalabilir; çünkü “Acaba daha iyi bir seçenek var mıydı?” düşüncesi sürekli kafamızı kurcalar.

3.         Sorumluluk yükü: Çok seçenek, kararın sorumluluğunu daha da artırır. Yanlış seçim yapma kaygısı, karar vermeyi zorlaştırır ve stres düzeyini yükseltir.

Günlük hayatta bu fenomeni hemen her yerde görebiliriz: restoran menüsünde bir yemek seçmek, telefon ya da bilgisayar almak, hatta bir arkadaş etkinliği seçmek bile zorlaşabilir. Modern hayatın sunduğu sınırsız seçenekler, özgürlük gibi görünse de aslında zihnimizi yoruyor ve kararlarımızı zorlaştırıyor.

Peki çözüm ne olabilir?

•          Seçenekleri sınırlamak ve en fazla 3–5 alternatif üzerinde yoğunlaşmak

•          Karar öncesi kriterleri netleştirmek (“Benim için en önemli özellikler hangileri?”)

•          Mükemmel sonucu aramayı bırakıp, tatmin edici olanı seçmek

Sonuç olarak, daha çok seçeneğe sahip olmak her zaman daha iyi değildir. Bazen az seçenek, daha fazla özgürlük ve huzur demektir. Beynimizi zorlamadan, bilinçli sınırlar koyarak karar vermek, hem stresimizi azaltır hem de hayatı daha tatmin edici hâle getirir.

Kendinizi keşfetme yolculuğunuzda yalnız değilsiniz. Klinik Psikolog Onur Elkin eşliğinde online terapi veya Arnavutköy Tıp Merkezi‘nde yüz yüze seans planlamak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Kaynaklar

·  Barry Schwartz (2004). The Paradox of Choice: Why More Is Less. Harper Perennial.

·  Iyengar, S.S. & Lepper, M.R. (2000). When Choice is Demotivating: Can One Desire Too Much of a Good Thing? Journal of Personality and Social Psychology, 79(6), 995–1006.

·  Daniel Kahneman (2011). Thinking, Fast and Slow. Farrar, Straus and Giroux.

·  Doğan Cüceloğlu (2016). İnsan ve Davranışı. Remzi Kitabevi. ·Üstün Dökmen (2019). Küçük Şeyler. Sistem Yayıncılık.

Sosay Medya Hesaplarımız

Bültenimize Abone Olun!

E-posta adresinizi girin ve bültenimize abone olun.